Çocuk koşarak içeri girdi.

Gözlükleri hafif önüne düşmüş ve önündeki randevu çizelgesini ayarlamaktan iyice canı sıkılmış olan resepsiyondaki kadın, göz ucuyla bir çocuğa bir de elinde tuttuğu kağıda baktı.

Ufak bir kafa hareketiyle, elindekini bırakıp gitmesini işaret etti.

Neden sonra kalktı. Evrakları toplayıp patronun yanına doğru yol alıyordu ki, o küçük kağıdı unuttuğunu fark etti.

Sıkılarak geri döndü ve kağıdı aldı.

İçeri girdiğinde, kendisine arkası dönük bir şekilde pencereden dışarıya doğru bakan patronuna bir şey demeden elindekileri masasına bırakarak çıktı.

Önü iyice kelleşmiş olan kafasını kaşıyarak masaya oturan adam, sıkıcı evrakların arasında gezinirken, o küçük kağıt gözüne takıldı.

Bir telgraf…

Üzerinde, o dönemin futbol ilahlarından ikisinin isimleri vardı.

Telgraf, Manchester United yıldız avcısı Bob Bishop tarafından Manchester United Teknik Direktörü Matt Busby’e gönderilmişti.

Matt, heyecanla zarfı açtı.

İçerisinden, İngiliz ve Dünya Futbolunun kaderini belirleyecek bir cümlelik o mesaj çıktı.

“Galiba senin için bir dahi keşfettim…”

O dâhinin, masmavi gözleriyle Manchester United tribünlerine sahanın içerisinden bakabilmesi için iki sene geçmesi gerekecekti.

Her insanda bir ışık vardır ama, bazı insanlarda bu o kadar fazladır ki, onlara baktığımız zaman onlardan yayılan ilahi bir kıvılcım görürüz.

Tarih boyunca, böyle insanlar her alanda kendilerini ilk görüşte belli etmişlerdir.

Futbolda da, bugüne kadar kaç bin futbolcu oynamış olursa olsun, bu ilahi kıvılcıma sahip olan oyuncular bellidir.

Pele, Maradona, Cruyff, Van Basten, Gascoigne, Hagi, Ronaldo, Messi, C. Ronaldo gibi sayması çok da uzun sürmeyecek bir futbolcu listesi,

ve

George Best.

Futbolculuğu kadar özel hayatıyla da tam bir fenomen olan Best, soyadının hakkını en iyi şekilde vermeyi başarmıştı.

En azından futbolda…

Çoğu insana göre dünya futbolunun gelmiş geçmiş en büyük futbolcuları olan Maradona ve Pele bile, belki de ilk defa bir konu hakkında hemfikir olmuşlardı.

Pele “Best, oynarken gördüğüm en iyi futbolcu.” derken,

Maradona ise “Best benim bir numaralı favorim.” diyerek kendisinden duymaya çok alışık olmadığımız bir komplimanı yapmaktan çekinmemişti.

Yavaşlamadan attığı çalımları, inanılmaz pas kabiliyeti, şova dönük oyun stili gönüllerde taht kursa da,

Best’in bugün bile hatırlanmasındaki en önemli sebep karakteriydi.

Hayatı, kurallarıyla değil kendi istediği gibi yaşayan Best, profesyonellikten oldukça uzak bir yapıdaydı.

“1969'da içkiyi ve kadınları bıraktım. Hayatımda geçirdiğim en berbat 20 dakikaydı.'' açıklaması ile de bunu ortaya koymaktan çekinmedi.

Futbolseverler için ise bunların hiçbir önemi yoktu.

O, Best’ti…

Yakışıklı, özgüvenli, dahi, yetenekli bir futbol virtüözü…

1978 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Kuzey İrlanda - Hollanda maçı oynanıyordu.

Johan Cruyff'un kariyerinin en parlak dönemi.

Maçın henüz başlarında Best topla buluştu.

Önü açıktı fakat, kaleye doğru ilerlemek yerine, sahanın ortasına doğru topu sürdü.

Üç Hollandalı oyuncuyu art arda geçip, sahanın en sağındaki Cruyff'un yanına geldi.

Cruyff’un üzerine doğru topu sürüp, bacak arasından topu geçirerek çalımını attı,

ve belki de Cruyff’un ölene kadar hatırlayacağı o anı Dünya futboluna hediye etti.

Futbolu gol için değil, zevk için sevenlerin de idolü haline geldi.

Maalesef, özel hayatı sebebiyle, saha içindeki başarısını saha dışında gösteremedi ama,

"Paramın yarısını kadınlara, alkole ve arabalara harcadım kalan kısmı ise boşa harcandı."

diyerek, bu hayatıyla da ne kadar barışık olduğunu herkese göstermeyi bildi.

Gece kulüpleri, moda dükkanları açtı.

Kendi adına müzik albümü çıkartıldı.

Futbolcudan çok bir pop yıldızı gibi yaşıyordu.

Alkolizm ’in kaçınılmaz sonucu olan karaciğer yetmezliği sonucunda 59 yaşında aramızdan ayrılırken,

bugüne kadar söylemiş olduğu bütün özlü sözlerin en önemlisi News Of The World’de yayınlanan hastanede çekilmiş fotoğrafının altında yazıyordu.

“Benim gibi ölmeyin…”

Ve,

ilahi kıvılcım söndü.

Futbol onsuz daha karanlık, daha düz ve daha zevksizdi ama insanlar hala futboldaki o ışığın özlemiyle Best’i hatırlıyorlar.

“Hayattaki her şeyi çalımladım, alkol hariç” demişti.

O attığı çalımlar bile insanlara yetti.

Ruhu şad olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.